admin

Rehabilitasyon

REHABİLİTASYON

Rehabilitasyon

    Rehabilitasyon, fizyolojik ya da anatomik yetersizliği ve çevreye uyumsuzluğu olan kişinin fiziksel, ruhsal, toplumsal ve mesleki düzeyini en üst düzeye çıkarmak ve kişinin bağımlılıklarını azaltmak olarak tanımlanır. Rehabilitasyon ile kişinin yaşam kalitesini en üst düzeye çıkarma hedeflenir.

    Nörolojik Rehabilitasyon: Serebrovasküler olay (felç), Multipl Skeroz, Parkinson hastalığı, kas hastalıkları rehabilitasyonu, sinir lezyonları

    Romatizmal Hastalıkların Rehabilitasyonu: Romatoid Artrit, Ankilozan Spondilit, Osteoartrit

    Ortopedik Rehabilitasyon: Protez rehabilitasyonu (Kalça, diz, omuz), kırık rehabilitasyon, menisküs tamiri, bağ tendon problemleri sonrası rehabilitasyonu

    Geriatrik Rehabilitasyon: Yatağa bağımlı hastalarda, denge-koordinasyon bozukluğu tedavisinde, yürüme eğitimi, geriatrik hastalıkların rehabilitasyonu

Ağrı Tedavisi

Ağrı Tedavisi

Ağrı tedavisi

    Ağrı, Uluslararası Ağrı çalışmaları Birliği tanımına göre; gerçek veya potansiyel doku hasarı ile ilişkili olarak ortaya çıkan, hoş olmayan duyusal ve emosyonel deneyimdir. İnsanoğlunun en karmaşık duyumudur. Kadınlarda ağrı şiddeti daha yüksek, yalnız yaşayanlarda ağrı şiddeti fazladır.
    Ağrı akut ve kronik ağrı olarak karşımıza çıkar. Kronik ağrı nosiseptif, nöropatik ve psikojenik karakterde olabilir. Nosiseptif ağrı da somatik ve visseral ağrı şeklinde karşımıza çıkar.
    Ağrı değerilmesine dikkat edilmelidir. Bu amaçla;
        •  Anamnez
        •  Fizik muayene (inspeksiyon, palpasyon, eklem hareket açıklığı muayenesi, nörojenik muayenesi…)
        •Tanısal testler
        •Ağrı düzeyinin değerlendirilmesi (VAS; likert, McGill Ağrı Anketi)
        •Nöropatik ağrı değerlendirilmesi (DN4, LANSS, Pain-DETECT)
        •Depresyon düzeyi değerlendirilmesi
        •Yaşam kalitesi değerlendirilmesi
        •Psikolojik fonksiyonların değerlendirilmesi
        •Sosyal destek fonksiyonlarının değerlendirilmesi
        •Kognitif fonksiyonların değerlendirilmesi ayrıntılı olarak yapılmalıdır.

Ağrı tedavisi hastanın ayrıntılı değerlendirilmesi, altta yatan nedenin ve ağrıyı arttıran, azaltan nedenlerin tespit edilmesine dayanır. Farmakolojik ilaç tedavisi, girişimsel tedavi, fizik tedavi uygulamaları, egzersiz uygulamaları ve psikoterapi yöntemlerini içerir.

Kinezyo Bantlama

KİNEZYO BANTLAMA

Kinezyo Bantlama

    Kinezyo bantlama, Japon Doktor KenzoKase tarafından 1973 yılında geliştirilmiş ve son yıllarda birçok ülkede kullanılan bir tedavi yöntemidir.
    Kinezyo bant hafif, yapışkan, elastik ve insan cildinin özelliklerini yansıtacak şekilde geliştirilmiştir. Bantlar parmak izine benzer şekilde dalgalıdır. Deri ile bütünleşerek altındaki yapıları destekler, cildi kaldırarak dolaşımın artmasını sağlayarak inflamasyonun azalması ve doku iyileşmesinin sağlar. Eklem stabilitesini sağlayarak eklem hereketlerini kolaylaştırır. Kas, bağ, tendon ve sinir üzerindeki basıncı azaltır, dokulardaki gerimi azaltır.
    Tüm kas iskelet sistemi ağrıları, akut gerilme, burkulma, spor yaralanmaları, ligaman, tendon sorunları, tuzak nöropatileri, ödem varlığında kinezyo bantlama kullanılabilir. Yan etkisi nerde ise yoktur, nadiren alerjik reaksiyon geliştirir.

PRP-Kök Hücre Uygulamaları

PRP-Kök Hücre Tedavisi

     PRP (Platelet Rich Plasma) kişinin kendisinden az miktarda alınan kanın özel cihazlarda santrifüj işleminden geçirildikten sonra vücuda enjeksiyon yöntemi ile verilmesidir. Elde edilen kan trombositlerden ve büyüme faktöründen zengindir.

    Kas iskelet sistemi hastalıklarının tedavisinde hasar gören dokuların hızla iyileşmesini ve ağrıların azalması, doku ve kıkırdak hasarının onarılmasını sağlar.

Proloterapi Uygulamaları

PROLOTERAPİ

proloterapi
Proloterapi, kas iskelet sistemi sorunlarında hasarlı dokularda iyileşmeyi sağlayan ve ağrıyı azaltan bir tamamlayıcı tıp enjeksiyon yöntemidir. Zayıflamış, hasar görmüş eklemlerde ligament ve tendon yapışma yerlerine, eklem aralığına proliferatif veya irritan solüsyonlar enjekte edilerek yapılır. Günümüzde proloterapi uygulamalarında en sık hipertonik dekstroz (şekerli su) kullanılmaktadır.

    Proloterapi, uygulanan dokuda normal yara iyileşme reaksiyonunu uyararak, kişinin kendi inflamatuvar yanıtını harekete geçirir. Böylece zayıf olan tendon ve ligament yapılarının daha güçlü ve stabil hale gelmesini sağlayarak yeni sağlıklı doku oluşumunu sağlamaktır. Bu onarım süreçinin başında ağrılarda artış olabilmektedir ancak iyileşme sürecinin ilerleyen zamanlarında ağrıda azalma gözlenir. Bu durumda hastalara analjezik tedavi olarak parasetamol kullanmaları önerilmektedir.
    Kas iskelet yaralanmaları ve hastalıklarında, spor yaralanmalarında, osteoartrit, kronik bel boyun ağrılarında, ligament, tendon ve eklem yaralanmalarında proloterapi endikedir. Proloterapi yönteminde yan etki çok azdır. Aktif enfeksiyon, kanser hastaları, ciddi kanama bozukluğu olanlar ve gebelik olanlara uygulanmaz.

Nöralterapi Uygulamaları

NÖRALTERAPİ

Nöralterapi

    Nöralterapi, bozulmuş olan beden fonksiyonları düzenlemek için vücudun belirli bölgelerine lokal anestezik maddelerin diagnostik ve terapötik amaçla uygulandığı bir regülasyon tedavisidir. 1920’li yıllarda Alman doktor Huneke tarafından geliştirilmiş olup başta Almanya olmak üzere Avrupa’da birçok ülkede uygulanan bir tedavi yöntemidir.
    Tedavide %0.5-1 prokain veya lidokain gibi lokal anestezik solüsyonlar kullanılarak insülin iğneleri ile cilt altına yapılan uygulamalardır. Doğru bölgeye lokal olarak yapılan enjeksiyon uygulaması ile birlikte, vejetatif sinir sisteminin uyarılması ile nöral, hormonal ve hücresel sistem üzerinde etki meydana gelir. Uygulama yolları daha çok lokal, segmental, derin enjeksiyonlar ve bozucu alan enjeksiyonları şeklindedir. Uygulama sırasında ağrı çok azdır.

    Nöralterapi yaklaşımında göre kişilerin yaşamları boyunca geçirdikleri hastalıkları, ameliyatlar, skarlar, psikolojik travmalar, dişlerle ilgili problemler, geçirilen enfeksiyonlar vücutta bir takım değişikliklere sebep olur. Bu durumlar vücut tarafından iyileştirilir üstesinden gelinirse problem yaratmaz ancak bazen iyileşme tam olarak gerçekleştirilemez ise hastalık tablosunun ortaya çıkmasına, regülasyonun bozulmasına sebep olur. Nöralterapide bu bozucu alan olarak kabul edilir. Nöralterapi ile vücutta regülasyon sağlanarak iyileşme mekanizmaları uyarılır ve organizmanın kaybettiği denge yeniden sağlanır.

    Nöralterapi endikasyonlarının başında akut ve kronik ağrılı durumlar, bel, boyun, omuz, diz ağrıları, kronik inflamatuvar ve dejeneratif hastalıklar, tendinitler, miyofasial hastalıklar, migren, baş ağrıları, alerjik hastalıklar, dolaşım problemleri, trigeminal nevralji, yüz felci, depresyon ve genel sağlığın korunması yer almaktadır. İleri kardiyak patolojiler, lokal anesteziğe karşı alerjik reaksiyonu olanlar, pıhtılaşma bozukluğu olanlar ve antikoagülan alanlar, malign hastalıklar, Parkinson ve multipl skleroz gibi nörolojik hastalıklar, aktif psikotik hastalıklarda, demansta uygulama önerilmez.

Mezoterapi Uygulamaları

MEZOTERAPİ

Mezoterapi

    Mezoterapi, ilk kez 1952 yılında Dr. Pistor tarafından Fransa’da uygulanmaya başlanmış bir tedavi yöntemidir. Başta kozmetik dermatolojide olmak üzere, kas iskelet sistemi patolojilerinde, spor yaralanmalarında ağrı tedavisinde de kullanılmaktadır. Mezoterapi, derinin orta tabakasına küçük iğneler kullanılarak bitkisel ve farmakolojik ilaçların enjekte edilerek cildin mezoderm tabakasını uyaran bir tedavi yöntemidir.

    Mezoterapide kullanılan ajanlar sempatikolitikler, vazoaktif maddeler, kas gevşeticiler, ağrı kesiciler, vitaminler, aminoasitler ve mineraller bazen tek başına bazen karıştırılarak bir kokteyl hazırlanıp enjekte edilmektedir.

YNSA Akupunktur Uygulamaları

YNSA AKUPUNKTUR

YNSA-Akupunktur

    Yamamoto New Scalp Acupuncture (YNSA), geleneksel Çin akupunkturundan bağımsız olarak Japon Doktor Toshikatsu Yamamoto tarafından geliştirilmiş bir mikrosistem akupunkturudur.
    YNSA kafa derisindeki özel noktalara özel steril çelik iğnelerle yapılan bir tedavi şeklidir. Kas iskelet sistemi hastalıkları ve ağrılarında, romatizmal hastalıklar, eklem ağrıları, kas spazmı, bel boyun ağrıları, siyatalji, osteoartrit, omuz ağrısı, solunum yolu hastalıkları, gastrointestinal sistem hastalıkları, göz hastalıkları, nörolojik hastalıklar, baş ağrıları, migren, kabızlık, unutkanlık ve hafıza problemlerinde, anksiyete, depresyon sigara bağımlılığı, kilo verme, kulak çınlaması, vertigo tedavisinde yardımcı olarak kullanılmaktadır.

Akupunktur Uygulamaları

AKUPUNKTUR

Akupunktur

    Akupunktur, “acus” iğne, “punctura” delmek anlamına gelen latince bir kelimedir. Akupunktur en eski tedavi yöntemlerinden biri olup ilk olarak Çin’de uygulanmaya başlamış bir tedavi yöntemidir. Vücut yüzeyindeki bazı özel noktalara steril tek kullanımlık çelik iğne batırılarak yapılan bir tedavi yöntemidir.
    Akupunktur, batı tıbbından farklı ekole sahip; Yin-yang, Qi yaşam enerjisi, meridyenler gibi farklı tanımlamalar içeren geleneksel Çin tıbbi felsefesine dayanmaktadır. Meridyen vücuttaki akupunktur noktalarını birbirine bağlayan kanallardır ve yaşam enerjisi olan Qi vücuttaki meridyenler üzerinde dolanır. Meridyenler 12 çift olup vücudun sağ ve sol tarafında, alt ve üstünde, ilave olarak 2 adet vücudun ön ve arka hattında yer alan alıcı damar ve yönetici damar meridyenleri vardır. Meridyenler üzerindeki yaklaşık 350 kadar elektriksel direnci düşük akupunktur noktaları yer alır.

    Akupunktur genel vücut akupunkturu ve kulak akupunkturu uygulaması şeklinde haftada bir veya iki defa olmak üzere toplam 10-15 seans olarak uygulama yapılır.

    Akupunkturun endikasyonları arasında; kas iskelet sistemi ağrıları, eklem ağrıları, kas spazmı, bel boyun ağrıları, siyatalji, osteoartrit, omuz ağrısı, osteoartrit, solunum yolu hastalıkları, gastrointestinal sistem hastalıkları, bronkopulmoner hastalıklar, göz hastalıkları, nörolojik hastalıklar, baş ağrıları, migren, kabızlık, unutkanlık ve hafıza problemleri, bağışıklık sistemi güçlendirme yer almaktadır. Bunun yanında anksiyete, depresyon sigara bağımlılığı, kilo verme tedavisinde yardımcı olarak kullanılmaktadır.

    Mei Zen kozmetik akupunktur, genel vücut akupunkturuan ilave olarak cildin elastin ve kollajen üretimini arttırarak doğal ve cildin canlılığını arttıran ışıltı sağlayan kalıcı cilt uygulamaları istemeyen kişilere uygulanan bir akupunktur uygulamasıdır.

Scroll to Top